3. Ders | Oruç ve Kur'an'ın Nüzul Sebebi

 

Ders Başlığı: 30 Gün 30 Ayet

Ders Sayısı: 3. Ders

Ders Konusu: Oruç ve Kur'an'ın Nüzul Sebebi

Üstad: Abbas Akyüz

Dersin Özeti:

  

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

  

Oruç ve Kuran’ın Nüzul Sebebi

Bu dersimizde yine Ramazan ayı ve orucu ile ilgili olan Bakara suresi 185. Ayet üzerinde duracağız.

Bugün üzerinde duracağımız ayet, önceki ayette yer alan “sayılı günler” tabirine açıklık getirmektedir.

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖٓي اُنْزِلَ فٖيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُؕ وَمَنْ كَانَ مَرٖيضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَؕ يُرٖيدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُرٖيدُ بِكُمُ الْعُسْرَؗ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ﴿١٨٥﴾

(Bu sayılı günler) Ramazan ayıdır ki onda Kuran’ı Kerim indirilmiştir. Kuran, insanlar için hidayet kaynağıdır. Hak ile batılı ayırt etmek için hidayetin belgelerini içerir. Kim bu aya şahit olursa, bu ayı oruç tutar. Kim hasta olursa, yolculukta olursa başka günlerde oruç tutar. Allah Teala, size kolaylığı dilemiştir. Zorluğu sizin için dilemez. (Bu) sayıyı tamamlamanız içindir. Allah’ı sizi hidayet etmesine karşılık Onu ululamanız içindir. Umulur ki sizler şükredersiniz.

Bu ayette işaret edilen genel hususlar şunlardır:

1-  Öncelikle, bir önceki ayette “sayılı günler” tabirine açıklık getirilmiş ve maksadın Ramazan ayı olduğu beyan edilmiştir.

2-  Ardından oruç için neden Ramazan ayının seçildiği ve o ayda farz kılındığı belirtilmiştir.

3-  Kuran’ı Kerim ile ilgili iki özellik beyan edilmiştir.

4-  Önceki ayetlerde açıklanan hüküm (bu aya şahit olunması durumunda orucun tutulması gerektiği) bu ayette net şekilde belirtilmiştir.

5-  Yine önceki ayetlerde açıklanan hükmün (hasta, yolculukta olan kimselerin başka günlerde oruç tutması) hikmetine işaret edilmiştir.

6-  Farz kılınan oruç hükmüyle alakalı 2. Ve 3. Hikmete yer verilmiştir.

a-  Birinci Hikmet: Takva

b-  İkinci Hikmet: Allah’ı insanı hidayetine karşılık ululama ve tazim etme

c-  Üçüncü Hikmet: İlahi şükrü yerine getirme

Bu Hususların Açıklaması

1-  Oruç için Ramazan ayının seçilmesi

Ramazan ayı, Kameri aylar arasında özel bir konuma sahiptir. Zira Kuran’ı Kerim bu ayda nazil olmuştur. Kuran’ı Kerim’in bu ayda nazil olması nedeniyle de Allah Teala, orucu bu ayda farz kılmıştır.

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyor: “Bütün semavi kitaplar, Ramazan ayında indirilmiştir.”

Nükte: Kameri aylar arasında ismi Kuran’ı Kerim’de geçen tek ay Ramazan ayıdır. Kuran’da “اشهر الحرم” yani “haram aylar” tabiri yer alsa da bu ayların isimleri zikredilmemiştir.

Ramazan’ın Anlamı

Ramazan “Yakmak” demektir ve Allah Teala, lütfu ve bağışıyla günahları yaktığı ve bir anlamda günahtan temizlediği için bu aya bu isim verilmiştir.

2-  Kuran’ı Kerim’in sahip olduğu iki özellik:

a-  İnsanlar için hidayet kaynağı olması

b-  Hidayet belgelerini ve hak ile batılı ayırt eden belgeleri içermesi

Bu iki ifadenin farkları:

Bu iki ifadenin farklılığı “muhatap” kimselerin farklılığından kaynaklanır. Kuran’dan faydalanacak insanların tamamı aynı düzeyde değillerdir. Allah Teala ilk buyruğunda Kuran’ın bütün insanlar için bir hidayet kaynağı ve açılmış bir sofra olduğunu beyan eder “هدی للناس” ‘İnsanlar için hidayet kaynağıdır.’ Fakat derin anlayış ve kavrayış sahibi insanlar için hidayetin ve furkanın belgelerini sunmaktadır. “و بینات من الهدی و الفرقان” ‘Hak ile batılı ayırt etmek için hidayetin belgelerini içerir’

Neticede muhatabın kabiliyet ve kapasite farklılığı çok önemlidir. Zira bu ay rahmet sofrası açılmış ve her insan kendi kabiliyetince ve liyakatince bu sofradan yararlanacaktır.

Allah Resulü (s.a.a), Şabaniye hutbesi olarak bilinen hutbesinde Ramazan ayına birkaç gün kala şu ifadeyi kullanmıştır: “Bu öyle bir aydır ki onda sizler Allah’ın ziyafetine davet edildiniz.”

3-  Orucun net bir şekilde yasalaşması

Allah Teala, önceki ayetlerde oruca işaret ederken, bu ayda orucun hükmünü net olarak beyan buyuruyor:

Kim bu aya şahit olursa onu oruç tutmalıdır.”

Kuran’ı Kerim’de orucun farz oluşuna yönelik ifade de işte bu ifadedir. Yani bir Müslümana orucun farz olduğu ve bunu hangi ayda tutması gerektiğini açık ve net şekilde ifade eden tabir, bu tabirdir.

4-  Hasta ve yolcu kimsenin durumu

Yine önceki ayetlerde hasta ve yolculukta olan kimsenin durumu açıklanırken bu ayette, net olarak hüküm beyan edilmiştir.

Kim hasta olursa, yolculukta olursa başka günlerde oruç tutar”

Burada herhangi bir ruhsat söz konusu değildir. Nasıl ki Ramazan ayına şahit olan kimse oruç tutmalıysa, hasta ve yolculukta olan kimse ise oruç tutmamalıdır.

Başka Günlerde Oruç Tutmaktan Maksat

a-  Hasta veya yolculukta olan kimseye bir kolaylık sağlama

Allah Teala, size kolaylığı dilemiştir. Zorluğu sizin için dilemez” İfadesinin Manası

Fıkıh ilminde genel olarak kullanılan bir kural vardır ve “لا حرج” olarak zikredilir. Yani Allah Teala, insanların meşakkate düşmesini dilemez. İnsanların hükümleri kolaylıkla yerine getirmesini diler. Örneğin: Abdest almak farzdır. Ancak abdest, insan için bir zorluk oluşturuyorsa abdest yerine teyemmüm almalıdır. Yahut bir insan ayakta namaz kılma durumu yoksa ona oturarak namaz kılma izni verilmiştir. Bu genel kural, oruç için de geçerlidir. Yani kim hasta veya yolculukta olursa başka günlerde oruç tutar.

b-  Sayılı günlerin tamamlanması

Hasta ya da yolculukta olan kimsenin başka günlerde oruç tutmasına izin verilmesinin nedeni “Sayıyı tamamlamanız için” ifadesi ile beyan edilmektedir. Bir insan mazeretten dolayı belli günlerde iftar eder ve oruç tutamazsa, tutamadığı gün miktarınca “sayıyı tamamlamanız için” oruç tutar.

5-  Oruç Hükmüyle Alakalı İki Hikmet

a-  “Allah’ı sizi hidayet etmesine karşılık Onu ululamanız içindir.” Yani bir insan ve camia ilahi emre itaatle yemeden, içmeden ve belirli şeylerden sakınmakla Allah’ın azametini ve yüceliğini ortaya koyar. Bu insanın Allah’ın emrine itaatine ve Allah’ın da bu emri verecek ve yerine getirilmesi gereken liyakatte yüceliğine işaret eder.

b-  “Umulur ki şükredersiniz” burada şükür Allah’ın insana verdiği nimete karşılık bir şükürdür. Allah Teala, Ramazan ayında insana Kuran’ı Kerim gibi değerli bir nimet vermiştir. İnsanoğluna Peygamberlik dışında Kuran’ı Kerim’den daha büyük bir nimet verilmemiştir. İnsan da kendisine verilmiş olan bu yüce nimete karşılık oruç tutarak, bu nimetin şükrünü yerine getirmiş olur.

Netice:

Bu üç derste beyan edilen üç ayette Ramazan ayının felsefesi ve hikmeti ile ilgili olarak 3 hususa değinilmiştir.

1-  لَعَلَّکُم تَتَّقُون “Umulur ki takvalı olursunuz”

2-  وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ  “Allah’ı sizi hidayet etmesine karşılık Onu ululamanız içindir”

3-  وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ “Umulur ki şükredersiniz”

Bazı Nükteler:

Bu üç hikmet için kullanılan ifadeler arasında farklılıklar vardır. Birinci ve üçüncü hikmette kullanılan ifade “لَعَلَّ” “Umulur ki”dir. Fakat ikinci hikmette “Umulur ki” tabiri kullanılmamıştır.

Bunun sebebi hususunda müfessirler şöyle beyan etmişlerdir:

Oruç tutmak, ister şartları gözetilerek gerçekleşsin, ister şartlar gözetilmeden gerçekleşsin her halükarda oruç ibadeti dış görünüşü itibarıyla Allah’ı tazim etme ve yüceltmedir. Fakat takva ve şükretme olgusunun gerçekleşmesi birtakım şartlara bağlıdır. İnsan, ancak o şartları gözetir ve yerine getirirse oruçla birlikte o faydayı elde etmiş olur. Yani oruç tutar ve haramdan sakınırsa takva edinmiş olur. İnsan bu yüce nimet olan Kuran’ı Kerim’e saygılı davranır, onun emrine uyar, ona tabi olur ve hayatına uygularsa şükrü yerine getirmiş olur.

Sadece dille şükür eda edilmiş olmaz. İnsan ancak kendine verilen nimeti yerinde kullanarak Allah’a şükretmiş olur. Yani insan oruç tutmakla, Allah’ın rızasını gözetiyorsa oruç nimetinin şükrünü yerine getirmiş sayılır.

İşte bu nedenlerden ötürü ayetlerde “Umulur ki” tabiri kullanılmıştır.

YORUM EKLE