2. Ders | Hz. Adem - 2

Ders Başlığı: Kur’an’da Peygamberler Tarihi

Ders Sayısı: 2. Ders

Ders Konusu: Hz. Adem - 2

Üstad: Kasım Erdem

   

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla

Önceki dersimizde dediğimiz gibi Yüce Allah, Hz. Adem ve Havva’yı dünyaya hazırlanmaları için cennet gibi bir yere gönderdi. Hiçbir yasak koymadı sadece bir ağaç vardı ve o ağaca yaklaşmalarını yasakladı. O ağacın ne ağacı olduğu konusu çok tartışılmıştır. Ağacın hem maddi hem de manevi boyutu vardı. Maddi boyutunun elma veya üzüm ağacı olduğu düşünülüyordu. Ancak hadislerde o ağaçtan maksat Ehlibeyt’in makam ve mevkisi idi. Yani Hz. Adem’e aslında şöyle denildi:

 “Sakın Peygamber’in ve Ehlibeyt’in makamına yaklaşmaya kalkmayasın.”

Hz. Adem’in gözü Peygamberimizin ve Hz. Ali’nin makamına, Hz. Havva’nın da Hz. Fatıma’nın makamına düştü ve bu makamın yüceliği onları hayrete düşürdü. İblis de onların yanına gelerek, “Allah bu ağacın yasağını kaldırdı” diyerek yalan söyledi.

Hz. Adem de ilk insan olduğu ve tecrübesiz olduğu için yalanın aldatmanın ne olduğunu bilmemekteydi. Hz. Adem de İblis inanarak yasağı çiğnedi. Allah da Hz. Adem, Hz. Havva ve İblisi yeryüzüne indirdi ve orada yaşamalarını istedi.

Hz. Adem, Kabe’nin hemen yanında olan Sefa (seçilmiş) tepesine Hz. Havva ise Merve (kadın) tepesine indiler ve oralarda yaşamaya başladılar; ama Hz. Adem, İblis’in sözüne inandığı için çok ağlıyordu.

Bir gün Cebrail Hz. Adem’in yanına geldi ve söyledi: “Adem neden ağlıyorsun?” Hz. Adem: “İblis beni kandırdı Allah’ın yapma dediği şeyi yaptık ve cennetten çıkarıldık bu yüzden ağlıyorum.” dedi. Cebrail, Hz. Adem’den gökyüzüne bakmasını istedi Hz. Adem gökyüzüne bakınca beş tane nur olduğunu gördü. Nurların üzerinde Hz. Muhammed, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin yazıyordu. Cebrail Adem’den onları okumasını ve onları aracı kılarak Allah’a tövbe etmesini söyledi. Hz. Adem isimleri söyleyerek tövbe etti ve böylece Allah da Adem’in tövbesini kabul etti.

Daha sonra Hz. Adem o kişilerin kim olduğunu soruyor. Cebrail; Hz. Muhammed senin soyundan gelecek olan 124.000 peygamberin sonuncusudur. Cebrail sırayla Hz. Ali’yi, Hz. Fatıma’yı, Hz. Hasan’ı anlatıyor Hz. Hüseyin’e gelince Hz. Adem kendisini tutamıyor ve ağlamaya başlıyor.

Hz. Adem bir gün Cebrail’e cenneti özlediğini ve cennette meşgul olduğu ağacının dünyaya getirilmesini istedi ve Allah da bunu kabul etti. Cebrail ağacı yeryüzüne getirdi ve Hz. Adem cennetin özlemini o ağaçla gideriyordu. Hz. Adem o ağacı seviyor, her zaman onunla meşgul oluyordu. Hz. Adem ölünce bu dünyada o ağaç benim yalnızlığımı giderdi diğer dünyada da yalnızlığımı gidersin kabrime o ağacın dalından koyun diye vasiyet etti.

Bir rivayete göre, Peygamber efendimizin döneminde biri vefat ediyor ve Peygamber, arkadaşınızı yeşille yeşillendirin, yeşille oraya rahmet verin diye buyurdu Peygamberimiz emir verdi ve iki parça yaş ağaç dalını kabre koydular. O dallar kuruyana kadar Allah kabre rahmet indiriyor ve azap vermiyor; çünkü canın olduğu yerde Allah’ın rahmeti olur. Ölüyle birlikte mezara ağaç dallarının konulmasının sebebi budur.

Hz. Adem ile Havva yaşamaya başladılar ve çocukları oldu. Rivayete göre Hz. Havva’nın yirmi defa doğum yaptığı söyleniyor ve her defasında da biri erkek biri kız olarak ikiz dünyaya getiriyordu. Çocukların nasıl çoğaldığı nasıl türedikleri hakkında çeşitli görüşler vardır. İlk görüş Hz. Adem’den önce gelen insanlarla Hz. Adem’in çocuklarının evlenmesi, ikincisi ise Allah’ın indirdiği hurilerle Hz. Adem’in çocuklarını evlendirmesi, üçüncüsü görüş ise Hz. Adem ilk ikizlerle sonraki ikizleri birbirleriyle evlendirmesi.

Hz. Adem’in iki evladı Habil ve Kabil vardı. Bir gün Hz. Adem oğlu Habil’i benden sonra peygamberliği sen devam ettireceksin diyerek vasisi olarak seçti. Kabil kıskandı ve babası Adem’e suç atarak neden beni değil de Habil’i seçtin diyerek itiraz etti. Adem, “Bu benim elimde olan bir şey değil yeryüzündeki temsilcilerini Allah kendisi seçer kulları seçmez” demiştir. Ama Kabil babasına inanmadı ve “Yalan söylüyorsun” dedi. Hz. Adem oğlunu olgunlukla karşıladı ve madem öyle ikiniz de bir kurban adayın Allah hanginizin kurbanını kabul ederse bilin ki benim vasim odur. İkisi de kurban hazırladılar. Habil hayvancılıkla uğraşıyordu ve hayvanların içerisinde en güzelini en temizini seçti. Kabil ise çiftçiydi malının en kötüsünü, harap olanını seçti. O dönemde kurban yeri vardı herkes kurbanını oraya koyar kabul edilen kurban gökyüzünden gelen ateşle alıp götürülürdü. Kabul edilen Habil’in kurbanı olmuştu.

Habil’in kurbanı seçilmesine rağmen Kabil yine kabul etmedi ve kardeşine karşı kıskançlık beslemeye başladı ve kardeşini öldürme kararı aldı. Daha önce hiç yeryüzünde cinayet işlenmemişti ve Kabil bunu nasıl yapacağını bilmiyordu, insanoğlunu günaha sürüklemek için yemin etmiş şeytan güvercin kılığına girerek Kabil’in yanında başka bir güvercini öldürdü ve kabil kardeşini nasıl ortadan kaldıracağını anladı ve yerden bir taş alarak kardeşinin kafasına vurdu.

Habil ise kardeşim sen beni öldürmeye çalışsan da ben sana haksızlıkla el kaldırmam. Sen bana saldırmadığın müddetçe ben sana saldırmayacağım. Ben zulüm edip senin beni öldürme planın var diye senden önce davranıp sana zarar vermem diyor. Burada kuran bize “Size kötülük yapana siz de kötülükle karşılık vermeyin.” diye mesaj veriyor.  Kabil, Habil’i öldürüyor cenaze ortada kalınca Kabil ne yapacağını bilmiyor çünkü daha önce yeryüzünde hiçbir insan ölmemişti. Kabil kardeşini sırtına alarak yürümeye başlıyor ve ne yapacağını bilmiyor. Allah, iki tane karga gönderiyor diğer karga ölen kargayı toprağı kazarak kargayı defnediyor. Kabil kendisine hayıflanarak bir kargadan daha aciz olduğunu düşündü ve kardeşini o şekilde defnetti. Daha sonra Hz. Adem’e oğlunun öldürüldüğü haberi geliyor Hz. Adem kırk gün ağladı. Cenazeye kırk gün yas tutmakta buradan geliyor. Allah, Adem’e Hibetullah adında başka bir oğul veriyor ve bu defada onu vasi kılıyor ama vasiliği kimseye söylemesini istemiyor. Kabil tecrübe kazandığı için yeni vasinin bu olduğunu anlıyor. Kardeşinin yanına gelerek eğer vasiliğini gizli tutmazsan seni öldürürüm diyerek tehdit ediyor. Hz. Adem yaklaşık dokuz yüz yıl yaşamıştır ve Hz. Adem’in ölüm günleri yaklaştığında bine yakın çocukları, torunları olmuştu. Hz. Adem beni gusül edin, kefenleyin ve defnedin diyerek vasiyet etti. Cebrail, Hz. Adem vefat edince gökyüzünden kefen getirdi. Hz. Adem’in oğlu bütün meleklere babasına cenaze namazı kıldı. Bir gün Peygamber miraca çıktığında Cebrail’e öne geç namaz kılalım diyor Cebrail ise “Ya Resulullah, Hz. Adem ilk yaratıldığından itibaren biz ona secde ettik yani insanoğlunun üstünlüğünü kabul ettik insanoğlunun önüne geçip namaz kılmadık.” diyor.

Bir gün İblis, Hz. Adem’in yanına geldi ve dedi ki: “Ben sana üç vasiyette bulunmak istiyorum.” Hz. Adem, sen beni bir kez kandırdın ve ben seninle konuşmayacağım.” diyor. Allah, Cebrail’i gönderdi ve Hz. Ademin konuşmayı kabul etmesini istedi. İblis, üç yere dikkat et bu üç yerde ben varım.

1-Öfkelendiğinde ben senin yanındayım.

2- Namahremle baş başa kaldığında üçüncüsü benim.

3- Hüküm verdiğin zaman ben senin yanındayım menfaatine uygun hüküm verdirmek isterim.

YORUM EKLE