15. Ders | Allah; İzzetin Kaynağı

Ders Başlığı: 30 Gün 30 Ayet

Ders Sayısı: 15. Ders

Ders Konusu: Allah: İzzetin Kaynağı

Üstad: Abbas Akyüz

Dersin Özeti:

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Bir önceki dersimizde Fatır suresinin 10. Ayeti üzerinde inceleme yapmıştık. Ayet-i Kerime, izzet ile ilgiliydi ve biz de izzetin anlamı ve önemi hakkında birtakım açıklamalar yaptık. Bu dersimizde ise izzetin kaynağı ve nerede aramamız gerektiğini bulmaya çalışacağız.

Ayet buyuruyor ki:

مَنْ كَانَ يُرٖيدُ الْعِزَّةَ فَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ جَمٖيعاًؕ

Kim, izzeti istiyorsa bilsin ki izzet, bütünüyle Allah Teala’ya aittir.

Bu ayette iki tane ana vurgu mevcut:

  1. İzzetin “Yalnızca” Allah’a ait olması
  2. Yine izzetin “Tümüyle” Allah’a ait olması

Yani hiçbir yaratık bağımsız şekilde izzete sahip değildir ve izzetin kaynağı yalnız Allah’tır. Bütün mahlukat ve ezcümle insan (varlıksal olarak) fakirdirler:

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اَنْتُمُ الْفُقَـرَٓاءُ اِلَى اللّٰهِۚ وَاللّٰهُ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَمٖيدُ

Ey insanlar! Allah’a muhtaç olan sizlersiniz. Allah ise müstağnidir ve (mutlak kemaliyle) övgüye lâyık olan O’dur.[1]

İnsanın hangi yönüne veya boyutuna bakarsanız bakın orada muhtaçlığı ve fakirliği görürsünüz. İnsan bir “Şey” ama “muhtaç” değildir. Aksine insan, muhtaçlığın ta kendisidir. Yani insan, taşıdığı ve sahip olduğu her şeyde Allah’a muhtaçtır ve eksikliklerini ondan giderir. İzzet de bu olgulardan biridir. İnsan, her yönünde olduğu gibi izzet noktasında da fakirdir ve onu Allah Teala’da arar. Ayetin de ifade ettiği üzere izzeti isteyen, zilletten kurtulmak isteyen onu Allah’ta aramalıdır.

İnsanın İzzeti Elde Etme Şekli

İzzet, Allah ile kurulan irtibat ve diyalogla elde edilir. İnsan, Allah ile kurduğu irtibat ve yakınlık derecesince izzet sahibi olur. Bu da Allah Teala ile irtibatta yatar, ona bağımlılıkta yatar, ona yalvarmakta, ona yönelmekte ve ona kul olmakta yatar. Netice olarak insan, Allah’a kul olduğu ölçüde izzet sahibi olur. Dolayısıyla insan da Allah’ta var olan izzetten nasiplenir ve kendisi de izzet sahibi olur. Münafikun suresinde buyurduğu gibi:

وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ

İzzet yalnız Allah’a, onun elçisine ve müminlere aittir. Lakin münafıklar bu gerçeği bilmezler.[2]

Bu iki ayetten anlaşılan şudur ki izzet; asaleten ve mutlak olarak kaynağı Allah Teala’dır. Resulü ve müminler ise Allah’a yakınlıkları derecesince Onun aziz sıfatının mazharı olurlar.

Münafıklar ise bu izzeti Allah’ta, resulünde ve müminlerde değil de farklı şeylerde arar; insanlara yönelip putlara kulluk etmekte ararlar.

İmam Hüseyin (a.s), Arefe duasında şöyle münacat ediyor:

يا مَن خَصَّ نَفسَهُ بِالسُّمُوِّ و الرِّفعَةِ ، و أولِياؤهُ بِعِزِّهِ يَعتَزّونَ

Ey yücelik ve yüksekliği kendine has kılan ve Evliyalarının (dostlarının) onun izzetiyle izzetlendiği![3]

Yine İmam Ali (a.s) buyuruyor ki:

فَإِنَّهُ جَلَّ اسْمُهُ قَدْ تَكَفَّلَ بِنَصْرِ مَنْ نَصَرَهُ وَ إِعْزَازِ مَنْ أَعَزَّهُ

Allah (c.c.), kendisine yardım edene yardım etmeye ve Onu aziz bileni aziz kılmaya kefil olmuştur.[4]

Bu hadiste geçen “kendisine yardım edene yardım etmeye” ifadesinde maksat Allah’ın yardıma muhtaç olduğu değildir. Yine ayette de buyurduğu gibi:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ

Ey iman edenler! Allah’a yardım ederseniz O da size yardım eder ve sizleri sabit kadem kılar.[5]

Bu ayette ve İmam Ali’nin (a.s) buyruğunda yardımdan maksat, Allah’ın dinine, onun korunmasına, yayılmasına vs. yardım etmektir.

Yine izzet için de aynı şey geçerlidir. Yani kim Allah’ın dinini aziz kılar, onu yüceltir ve onun iradesinin yüceliği için çaba gösterirse Allah da onu izzet sahibi kılar.

Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyuruyor:

كلّ عِزٍّ ليس بالله فهو ذُلٌّ

Allah’a dayanmayan her izzet, aslında zillettir.

Bu hadiste ise Allah’tan gayrısında izzeti, yüceliği aramanın ise aslında zillete düşmenin ta kendisi olduğu belirtiliyor. Ayette münafıklar için belirtilen “Lakin münafıklar bu gerçeği bilmezler” ifadesi de bu gerçeği açıklar. İnsanın farklı yer ve düzenlerde aradığı şey, aslında izzet değil zilletle sonuçlanan bir eylemdir.

Buradan hareketle insan, kendisini şerefli, onurlu ve haysiyetli düşündüğü konularda kendini değerlendirmelidir. Acaba duyduğu, hissettiği ve kendine atfettiği izzet, şeref, haysiyet Allah’a dayanıyor mu dayanmıyor mu? Eğer o hissettiği duygu Allah’a dayanıyorsa bu izzettir ama dayanmıyorsa aslında bir zillettir ve onu bu dünyada da yaşayacak ve idrak edecektir.

Allah Dışında İzzet Arayan Kimseler

Nisa suresi, 139. Ayet-i kerimede şöyle buyuruyor:

الَّذِينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ أَيَبْتَغُونَ عِنْدَهُمُ الْعِزَّةَ فَإِنَّ الْعِزَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا

Müminleri bırakıp kâfirleri veli edinenler, onların yanında izzet mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.

Allah’ın buyurduğu bu ayet üzere İslam ümmeti kendine bir çeki düzen vermeli ve kendine gelmelidir. İzzeti batıya güvenmekte, onlarla uzlaşıda ve beraber olmakta aramamalıdır. Siyonist İsrail gibi, ABD gibi ülkelerde aramamalıdır. İslam ümmetinin izzetini süper güçlerle diyalog ve yakınlıkta arayan iktidarlar aslında yanılıyorlar ve er geç bunun aslında izzet değil de zillet olduğunu anlayacaklardır. Bunun yerine Müslüman ülkeler birbirleriyle diyalog kurmalı ve birbirlerine güvenmelidirler. Doğruluğu, sadakati, izzeti İslam düşmanlarında değil de kendi içlerinde ve Allah’ın dininde aramalıdırlar.

Zira müstekbir güçler kendilerinde izzet olmadığı halde bunu nasıl başkasına verebilirler. Sahip oldukları güç, ekonomi, silah, vaatler vb. şeyler yanıltıcı metalardır. Bunun yerine izzeti Allah’ta ve onun dininde arayan kimse gerçek izzete ulaşır ve kendisi de aziz olur. Allah da böyle bir ümmetin mağlup olmasına izin vermez ve bu ümmet yüce bir ruha sahip olur.

Netice

Bu ayet gereğince anlaşılan şudur ki izzetin kaynağı yalnız Allah Teala’dır. Birtakım ayetlerde izzetin başkalarına nispet verilmesi yine Allah kaynaklıdır ve Allah ile kurulan bağın neticesinde elde edilmiştir.

 

[1] Fatır suresi, 15

[2] Münafikun suresi, 8

[3] Arefe duasından bir kesit

[4] Nehcu’l Belaga, 53. mektup

[5] Muhammed suresi, 7

YORUM EKLE