12. Ders | Kur'an'ı Kerim'de Hak ve Batıl

  

Ders Başlığı: 30 Gün 30 Ayet

Ders Sayısı: 12. Ders

Ders Konusu: Kuran’ı Kerim’de Hak ve Batıl

Üstad: Abbas Akyüz

Dersin Özeti:

 

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Bugünkü dersimizde Rad suresinin 17. Ayetini incelemeye çalışacağız. Allah Teala buyuruyor ki:

 

اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَالَتْ اَوْدِيَةٌ بِقَدَرِهَا فَاحْتَمَلَ السَّيْلُ زَبَداً رَابِياًؕ وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِي النَّارِ ابْتِغَٓاءَ حِلْيَةٍ اَوْ مَتَاعٍ زَبَدٌ مِثْلُهُؕ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْحَقَّ وَالْبَاطِلَؕ فَاَمَّا الزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَٓاءًۚ وَاَمَّا مَا يَنْفَعُ النَّاسَ فَيَمْكُثُ فِي الْاَرْضِؕ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَؕ

 

"(Allah) Gökten bir su indirdi de vadiler kendi miktarınca çağlayıp aktı. Sel de, yüze vuran bir köpük yüklendi. Bir süs veya bir meta sağlamak için ateşte üzerine yakıp-erittikleri şeyler (madenler)de de bunun gibi bir köpük (artık) vardır. İşte Allah, hak ile batıla böyle örnekler verir. Köpüğe gelince, o atılır gider, insanlara yarar sağlayacak şey ise, yeryüzünde kalır. İşte Allah örnekleri böyle vermektedir."

 

Biz insanların olayları, hadiseleri daha iyi anlamamız için Allah Teala, Kuran’ı Kerim’de örneklendirmeler yapar. Bu, Kuran’ın kullandığı yöntemlerden biridir. Bu ayeti kerimede de hak ve batıl için bir örnek verilmiştir. Bizler de bu vesileyle daha iyi anlamış oluruz.

Ayette batıl için iki örnek verilmiştir:

  1. Suyla birlikte oluşan köpük

  2. Demir ve benzeri şeylerin eritildiğinde oluşan köpük

Nasıl ki bir akan bir su ve oluşan selde, suyun üzerini bir köpük kaplıyor ve aynı zamanda süs ve benzeri şeyler yapmak için kullanılan madenler eritildiğinde madenin üzeri köpükle kaplanıyorsa, batıl da hakkın üzerini aynı şekilde kaplamaktadır.

 

Köpük Ve Batıl Arasındaki Benzerlikler

  1. Köpük kalıcı değildir. Oluşur ve bir süre sonra kaybolup gider. Batıl da aynı şekilde ortaya çıktıktan bir süre sonra yok olup gider.

  2. Köpük, su sayesinde oluşur ve suyla birlikte kendini gösterir. Aynı şekilde maden üzerinde oluşan köpük de… Su yahut maden olmasaydı o köpük de oluşmazdı. Batıl da aslında varlığını hakka borçludur. Eğer ortada bir hak varsa batıl kavramı söz konusudur.

Zaten batıl da hak elbisesine bürünerek kendine yer edinir ve var olmaya çalışır.

  1. Köpük, suyun ve madenin üzerinde ortaya çıkar. Batıl da aynı şekilde hakkın üstünü örter ve üstte olur. (Suya ulaşmak için köpüğü bir kenara itmek gerektiği gibi hakka ulaşmak için de batıl köpüğünü bir kenara itmek gerekir.)

  2. Köpük, aslı zatında değerli değildir ancak cilvesi vardır. Zira önce o dikkat çeker ve insan, önce köpüğü görür. Ancak bu köpük ne bir susuzluğu giderir, ne de onunla bir bitki yeşerebilir. Batıl da bu şekildedir. Asli bir değeri yoktur ve herhangi bir sorunun çözümünü sağlamaz.

  3. Ortamdaki kargaşa, akışkanlık, karışıklık durulduğunda yahut şartlar ve durumlar normale döndükten sonra köpük kaybolur. Batıl da aynı şekilde kendini ancak normal olmayan durumlarda kendini gösterir. Ancak şartlar ve ortam normale döndüğünde batıl yok olmaya mahkumdur.

  4. Köpük her zaman ön planda yer alır ama herhangi bir içeriği yoktur. Batıl da her mecliste ve ortamda ön plana çıkar ama hiçbir değer ve içerik taşımaz.

Başka ayetlerde de bu benzerliklere yer verilmiştir. Örneğin Enbiya suresi 18. Ayette şöyle geçer:

 

بَلْ نَقْذِفُ بِالْحَقِّ عَلَى الْبَاطِلِ فَيَدْمَغُهُ فَاِذَا هُوَ زَاهِقٌؕ

  

Biz, hakkı batıla çarparız. Böylece hak, batılı ezer (yok eder). Batıl da yok olup gider.

 

Şura suresi, 24. Ayette de şu ifade yer alır:

 

وَيَمْحُ اللّٰهُ الْبَاطِلَ

 

Ve Allah batılı yok eder.

 

Yine Sebe suresi, 49. Ayette şöyle buyurulur:

 

وَمَا يُبْدِئُ الْبَاطِلُ وَمَا يُعٖيدُ

 

Batıl ne bir şeyi ortaya çıkarır; ne de yok olanı geri çevirir.

 

İsra suresi 81. Ayette şöyle buyurulur:

 

وَقُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُؕ اِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقاً

 

De ki: “Hak geldi, batıl zail oldu. Kuşkusuz batıl, yok olmaya mahkumdur.”

 

Ayetten Nükteler

  1. Üzerinde durduğumuz ayete dönecek olursak; ayette şöyle buyurmuştu: “Gökten bir su indirdi de vadiler kendi miktarınca çağlayıp aktı

Allah’ın feyzi her daim caridir ve herkes, kapasitesi oranınca ilahi feyizden yararlanır. Ramazan ayı da Allah’ın sınırsız feyzi insanlara nazil olur ve insanlardan herkes, kendi kapasitesince bundan istifade eder.

Bizler de gönül penceremizi ne kadar açarsak, Allah’ın feyzine de o kadar mazhar oluruz. Bunun için de kapasitemizi genişletmeliyiz. Bu açıdan Ramazan ayı, bize sunulan en önemli fırsatlardandır.

  1. Hak ile batıl, (bu dünyada) her zaman yan yanadır ve hak, asla kendini yalın ve net şekilde göstermez. Bu nedenle bizler, yalın ve ayan beyan ortada olan bir hakkın peşinde olmamalıyız.

  2. Batıl, belli bir zaman ve mekanla sınırlı değildir. Köpük hem su hem maden gibi çeşitli şartlarda oluşuyorsa batıl da farklı zaman ve mekanlarda kendini gösterebilir.

  3.  Hak ve batıl yan yana olmasına rağmen batıl, geçicidir ve bir süre sonra kaybolur. Kalıcı olan ve insanlara faydalı olan ise haktır. Köpük nasıl ki zail olur ve faydalı olan şey kalandır; hem susuzluğu giderir ve bitkilerin yeşermesini sağlar. Hak da aynen su gibidir, insanlara faydası olan odur ve kalıcıdır. Örneğin insana faydalı olan mal, zenginlik, ilim, arkadaşlık ve iktidar kalıcıdır ve haktır. Tam aksi ise batıldır ve zail olmaya mahkumdur.

  4. Allah Teala tarafından indirilen şey bir yağmur gibi halistir ve haktır. Ancak bu yağmur yere indikten, sele dönüştükten sonra batıl ile karışır. Zira yağmurun kendisinde köpük yoktur. Bu köpük yeryüzüne ulaştıktan sonra oluşur. Allah tarafından indirilen din, bilgi ve öğretiler de bu madde alemine indikten sonra bir şeylerle karışır, kuşatılır. Batıl da bu şekilde ortaya çıkar.

Kuran’ı Kerim’deki sözlerin ve ayetlerin tamamı da haktır. Ancak bu ayetler yeryüzüne indikten sonra etrafını bu alemden kaynaklanan batıl sarmış olur. Bu şekilde batıl ön plana çıkar ve batıl, hakkın üstünü örterek ve kendisine hak elbisesi giyerek hakmış ve gerçekmiş gibi görünür.

Bunu bizler kendi hayatımızda da görürüz. Zira hiç kimseye batıl çıplak ve net şekliyle sunulamaz. İnsan tarafından da kabul görmez. Örneğin zehir, insana susuzluğunu gidermesi için sunulamaz ve insan da zehir olduğunu bilerek o şeyden içmez. Ancak zehir, bala veya şerbete karıştırarak sunulursa işte o zaman insan onu içer. Zira zehir olduğunun farkında değildir. Batıl da böyledir. Çıplak ve net şekilde insana batıl sunulursa, insan bunu kabul etmez.

Bu nedenle biz Müslümanlar da bu anlamda dikkat etmeliyiz. Bize sunulan süslü ve dikkatimizi çekecek şeylere hemen aldanmamalı ve peşi sıra gitmemeliyiz. Bize sunulan bilgi, mal, servet, makam vb. şeyleri iyice irdelemeli ve incelemeliyiz.

Bunun için de en büyük araç takva ve insanlığa sunulan en büyük nimet Kuran’ı Kerim’dir. Zira Ramazan ayında tutulan oruçta, Allah Teala buyurur ki “şartlar yerine getirildiği takdirde hak ile batılı ayırt edecek takva olgusuna ulaşırsınız”

Kuran’ı Kerim’de hak ile batılı ayırt edecek bilgi ve belgelere sahiptir. İnsan, Ramazan ayında bir ziyafet olarak kendisine sunulan Kuran’dan faydalanırsa, Onun içinde hakkı batıldan ayıran belgelerin olduğunu görecektir.

YORUM EKLE