10. Ders | Kur'an'da Müminlerin Velisi 2

Ders Başlığı: 30 Gün 30 Ayet

Ders Sayısı: 10. Ders

Ders Konusu: Kuran’da Müminlerin Velisi-2

Üstad: Abbas Akyüz

Dersin Özeti:

 

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

 

Bir önceki dersimizde Bakara suresi 257. Ayeti incelemeye başlamıştık. Allah Teala buyuruyor ki:

اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذٖينَ اٰمَنُواۙ يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِؕ وَالَّذٖينَ كَفَرُٓوا اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ الطَّاغُوتُۙ يُخْرِجُونَهُمْ مِنَ النُّورِ اِلَى الظُّلُمَاتِؕ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ فٖيهَا خَالِدُونَ

Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan nura çıkarır. Kafir olanlar ise, onların velileri Tağut’tur. Onları nurdan karanlıklara çıkarır. İşte bunlar ateş ehlidirler. Orada ebedi kalacaklardır.

 

Bu dersimizde de ayet ile ilgili açıklamalar yapmaya devam edeceğiz.

Önceki derste beyan ettik ki müminlerin velisi, onların velayetini üstlenen, işlerini düzene koyan ve hayatlarına yön veren Allah Teala’dır. Müminlerin karşısında yer alan inkarcıların velileri ise Tağut’tur.

 

Allah’ın Velayetini Kabul Eden Kimselerin Özellikleri

  1. Allah’ın velayetini kabul eden insanın yaptığı iş ve eylemler Allah rengine boyanır. Yani Allah’ı veli olarak kabul etmek bizlerin eylem, davranış ve hayat çizgimize yansımasını gerektirir. Onu veli edinmenin etkisini ve izini hayatlarımızda görmeliyiz. Bu nedenle eğer bir insan, Allah’ı veli olarak kabul etmişse işleri, davranışları, söylemleri ve hareketleri Allah’ın rengine boyanmalıdır.

Öyleyse Allah’ın rengine boyanan iş ile Allah’ın rengine boyanmayan iş arasında fark olmalıdır. Allah’ı kendine veli edindiğini iddia eden kimsenin davranışları, sözleri ve eylemleri, Allah’ı veli edinmeyen kimsenin davranışları, sözleri ve eylemleriyle fark etmiyorsa bu iddia hakikati taşımıyor demektir. Kuran’ı Kerim, bu konuda şöyle buyuruyor:

 

صِبْغَةَ اللَّهِ ۖ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللَّهِ صِبْغَةً ۖ وَنَحْنُ لَهُ عَابِدُونَ

“Allah’ın boyası... Allah(ın boyasın)dan daha güzel boyası olan kimdir? Biz (yalnızca) O’na kulluk edenleriz.”[1]

 

  1. Allah’ı kendine veli edinen kimse, aynı zamanda kendine ilahi rehberler edinir. Kendine rehber olarak, Allah’ın razı olduğu ve onayladığı kimseleri seçer. Allah’ın onaylamadığı ve iktidarlarını tasvip etmediği kimselerin önderliği ve rehberliğini kabul eden insan ise, gerçekte Allah’ın velayetini kabul etmemiş demektir. İnsanın hayatındaki en önemli husus, edindiği ve kabul ettiği rehberler ve kılavuzlardır.

Netice olarak Allah’ın velayetini kabul eden insan ile bu velayeti kabul etmeyen insanın en belirgin farklarından biri de edindiği rehberdir.

  1. Allah’ı kendine veli edinen insanın yolu aydın ve apaçıktır. Yani bu insanın hayatında karanlık yok demektir. Zira:

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْدِيهِمْ رَبُّهُمْ بِإِيمَانِهِمْ ۖ

“İman eden ve salih amel işleyen kimseler; Rableri onları sahip oldukları iman nedeniyle hidayet eder.”[2]

 

Dolayısıyla böyle insanların gidecekleri yol bellidir ve aydındır. Karanlık ve belirsizlikler söz konusu değildir. Çünkü böyle insan:

إِنَّا للّه وإِنّا إِلَیهِ رَاجِعُونَ

“Biz Allah’tanız ve Ona doğru dönmekteyiz.”[3]

 

Ayeti gereğince seyrinin ve yolculuğunun nerede başlayıp nerede sonlanacağının farkındadır. Dolayısıyla geleceği hakkında kesin bilgi sahibidir. İşlerinde de bir belirsizlik ve karmaşa yoktur. İşlerinin sonucu olduğunu ve manasız olmadığının da inancı içerisindedir. Çünkü:

 

وَلَا نُضِيعُ أَجْرَ الْمُحْسِنِينَ

“ve iyilik yapanların ecrini zayi etmeyiz.”

 

  1. Allah’ı veli edinen kimse karşılaştığı zorluk ve sıkıntılarda Allah’ın yardımına göz dikerler ve onun dışındaki hiçbir güçten korkmaz ve onlara teslim olmazlar:

اَلَّذٖينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ اٖيمَاناً وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكٖيلُ

“Onlar, kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde imanları artanlar ve: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir.”[4]

 

  1. Allah’ı veli edinen kimse ölmekten korkmaz. Allah’ın velayeti altında ölmeyi kendine iftihar sayar ve mutluluk bilir. İmam Hüseyin’in (a.s) de buyurduğu gibi:

إنّی لَا أرَی المَوتَ إلاّ سَعادَةً وَ لَا الحَیاةَ مَعَ الظّالِمینَ إلاّبَرَماً

“Ben ölümü, ancak saadet olarak görüyorum; zalimlerle birlikte yaşamayı ise bedbahtlık görüyorum.”[5]

 

  1. Allah’ı veli edinen kimse, yalnızlıktan endişe duymazlar. Yanında kimsenin olmayışı, etrafındaki insanların dağılıp gitmesi, taraftarı olmaması ve yalnız kalması açısından tasalanmaz. Çünkü Allah’ın kendisiyle birlikte olduğunu bilir ve bu da ona yeterlidir. Allah Resulü (s.a.a) hicrette Medine yolundayken yol arkadaşı korkuya kapıldı. Ancak Allah Resulü (s.a.a) şu ayeti okudu:

لَا تَحْزَنْ إِنَّ اللَّـهَ مَعَنَا

“Korkma! Mahzun olma! Allah bizimle birliktedir.”[6]

 

Allah’ın varlığı ve birlikteliği, Hz. Peygamber (s.a.a) için yegane husustur ve etrafında insanların olmayışından yana bir korku ve hüzün yaşamaz.

  1.  Allah’ı veli edinen kimse, Allah yolunda malından harcamaktan ve infak etmekten çekinmez. Çünkü malların gerçek sahibinin Allah olduğunun farkındadır ve malı kullanma yetkisini de Ona bırakmıştır. Allah neyi arzular ve neye emrederse, o yolda mallarını harcar. Aslında o insan, mallarını velisine teslim etmeyi, ona verilmiş bir borç olarak addederler:

مَنْ ذَا الَّذِي يُقْرِضُ اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ أَضْعَافًا كَثِيرَةً

“Allah’a karşılığını çok artırma ile kat kat artıracağı güzel bir borcu verecek olan kimdir?”[7]

 

  1. Allah’ı veli edinen kimse, karşı propagandaların etkisi altında kalmaz. Çünkü o, Allah’ın vaadine ve ödüllerine gönül vermiştir. Aleyhinde konuşulan sözlere ve uygulamalara önem vermez. O bilir ki:

 

وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقٖينَ

“ve güzel son, muttakiler içindir”[8]

 

  1. Allah’ı veli edinen kimsenin gözünde Allah ve Allah rızası büyüktür. Allah’ın dışındaki şeyler ise onların gözünde değersizdir.

قال الامام علی (ع): عَظُمَ الْخَالِقُ فِی أَنْفُسِهِمْ فَصَغُرَ مَا دُونَهُ فِی أَعْیُنِهِمْ

“Onların nefislerinde yaratıcı büyüktür. Dolayısıyla Allah dışındaki şeyler, onların gözlerinde küçülür.”[9]

 

Muttaki ve Allah’ı veli edinen insanlar için asıl olan Allah’tır. Onların varlığını Allah’ın azameti kapsamış ve gözleri Allah’ın azametiyle dolmuştur. Dolayısıyla Allah’ın dışındaki şeyler onların nezdinde küçüktür.

  1. Allah’ı veli edinen kimse, hayatta karşısına çıkan yollarda Allah rızasına uygun olan yolu seçerler. Kendisine sunulan alternatif ve farklı yollar onun için önemli değildir. Onun için önemli olan bu yollardan hangisinin Allah’ın rızasına uygun olduğu ve hangisini onayladığıdır.
 

[1] Bakara suresi, 138

[2] Yunus suresi, 9

[3] Bakara suresi, 156

[4] Âl-i imran suresi, 173

[5] Tuhefu’l Ukul, s. 276

[6] Tövbe suresi, 40

[7] Bakara suresi, 245

[8] Kasas suresi, 83

[9] Nehcu’l Belaga, 193. hutbe

YORUM EKLE