1. Ders | Ramazan Ayının Fazileti ve Oruç

 

Ders Başlığı: 30 Gün 30 Ayet

Ders Sayısı: 1. Ders

Ders Konusu: Ramazan Ayının Fazileti ve Oruç

Üstad: Abbas Akyüz

Dersin Özeti:

   

Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

    

Giriş

Mübarek Ramazan Ayı içinde her gün Kuran’ı Kerim’den bir ayeti incelemeye çalışacağız. Yani bu ay boyunca 30 ayetin incelenmesi yapılacaktır.

Bu dersimizde Ramazan ayının ilk günü olması hasebiyle Ramazan ayı ile ilgili olan ayetleri söz konusu edeceğiz ve onlar üzerinde değerlendirmeler yapacağız.

Bugün üzerinde durulacak ayetler iç içe olduğundan önümüzdeki 3 gün boyunca bu ayetleri ele alacağız. Bu ayetler sırasıyla Bakara suresi 183, 184 ve 185. Ayetleridir.

Bakara suresi 183. Ayet şöyle buyuruyor:

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ

“Ey iman edenler, oruç size yazıldı. Nitekim sizden öncekilere de yazılmıştı. Umulur ki takvalı olursunuz.”

Bakara suresi 184. Ayet şöyle buyuruyor:

اَيَّاماً مَعْدُودَاتٍؕ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَرٖيضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَؕ وَعَلَى الَّذٖينَ يُطٖيقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكٖينٍؕ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراً فَهُوَ خَيْرٌ لَهُؕ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

“Oruç, sayılı günler size yazıldı. Sizden kim hasta olursa yahut yolculukta olursa başka günlerde bu orucu tutar. Orucun kendilerine zor geldiği kimseler, bir miskini doyuracak kadar fidye verirler. Kim bir hayrı gönülden işlerse bu onun için daha hayırlıdır. Oruç, sizin için hayırlıdır. Eğer bilseniz!”

Bakara suresi 185. Ayette ise, Allah Teala orucun farz kılındığı ayı belirliyor ve buyuruyor ki:

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖٓي اُنْزِلَ فٖيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُؕ وَمَنْ كَانَ مَرٖيضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَؕ يُرٖيدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُرٖيدُ بِكُمُ الْعُسْرَؗ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

“Orucun farz günler, işte Ramazan ayıdır. O, öyle bir aydır ki onda Kuran’ı Kerim indirilmiştir. Kuran’ı Kerim insanlar için hidayet kaynağıdır. Hakla batılı birbirinden ayırt etmenin ve hidayetin belgelerini içerir. Kim bu aya şahit olursa, onu oruç tutsun. Kim hasta olursa yahut yolculukta olursa başka günler (tutmadığı oruç sayısı kadar) oruç tutar. Allah size kolaylığı diler, zorluğu dilemez. (Başka günlerde oruç tutmanız) Sayıyı tamamlamanız ve Allah Teala’yı sizi hidayet etmesine karşılık Onu yüceltmeniz içindir. Umulur ki sizler şükredersiniz.”

Bu üç ayette şu önemli noktalara vurgu yapılmaktadır: 

1-  Öncelikle oruç, müminlere yazılmış ve farz kılınmıştır.

2-  Oruç sadece bu ümmette değil, diğer semavi dinlerde de vardır.

3-  Orucun kendine özel fayda ve semeresi vardır. (Takva en büyük semeresidir.)

4-  Oruç sayılı günler için farz kılınmıştır.

5-  Oruçla ilgili diğer detaylar (Hasta, yolcu gibi kimselerin durumu) anlatılmıştır.

6-  Orucun zor geldiği (oruç tutamayan) kimselerin vazifesi beyan edilmiştir.

7-  Her hayrın gönülden işlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Oruç bizler için hayır ve bereket içerir ve faydası, biz kullara yöneliktir.

8-  Orucun hangi ayda farz kılındığı ve bunun nedeni belirtilmiştir.

9-  Orucun diğer hikmetlerine işaret edilmiştir. (Allah’ı yüceltmek ve Allah’a karşı şükrün yerine getirilmesi vs.)

Nihayetinde bu 3 ayette orucun farz kılınmasına yönelik bazı mukaddimeler, oruç adına bazı kolaylıklar ve bu ayı idrak eden kimselerin oruç tutması gerektiği beyan edilir. Ayrıca orucun neden Ramazan ayında farz kılındığı ve taşıdığı 3 büyük semereye işaret edilir.

Detaylı Açıklama

Bu dersimizde Bakara suresi 183. ayeti detaylı olarak ele almaya başlıyoruz.

“Ey İman Edenler” İfadesi:

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ

“Ey iman edenler! Oruç size yazıldı (farz kılındı).”

Allah Teala orucun farz kılınmasını beyan ederken “Ey İman edenler!” hitabıyla başlıyor.

Kuran’ı Kerim’de hitap olarak kullanılan bazı tabirler vardır. Örneğin: Ey insanlar!, Ey kitap ehli! Ey akıl sahipleri!... ve bu ayette ise iman eden kimseler muhatap alınmıştır.

Allah Teala’nın orucun farz kılınmasına yönelik hitabında kullandığı “Ey iman edenler!” tabirinde bazı nükteler vardır:

1-  Allah, bu ayette inananları yani bizleri muhatap alıyor. Bu da Allah’ın kullarına karşı sevgi, şefkat ve merhametini gösterir.

2-  Hatta bazı ayetlerde Allah Resulü (s.a.a) aracılığıyla insanlar muhatap alınır. Ancak bu ayette Allah, aracısız şekilde direk olarak inananları muhatap alınmıştır.

Bu konuda İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir hadis nakledilmiştir:

لَذَّةُ ما فِى النِّداءِ أَزالَ تَعَبَ الْعِبادَةِ وَ الْعَناءِ!

“Allah’ın bizi muhatap kılmasındaki (altında yatan) lezzet, ibadetteki zahmet ve meşakkati yok eder. ”

İnsan, Allah tarafından muhatap alınmakla oruç ve diğer ibadetleri yerine getirmede bir güç ve iştiyak kazanır.

 “Oruç Size Yazıldı” İfadesi

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِكُمْ

“Ey iman edenler, oruç size yazıldı. Nitekim sizden öncekilere de yazılmıştı.”

Allah Teala, “Ey iman edenler!” hitabının ardından şöyle buyuruyor: “Oruç size yazıldı. Nitekim sizden öncekilere de yazılmıştı.”

Orucun Önceki Ümmetlerde de Farz Oluşu

İslam ümmetinden önceki ümmetlere de orucun farz kılındığı bu ayette açıklanmıştır.

Nitekim bunun farklı tarihi belge ve şahitleri de (Kuran’ı Kerim ve halihazırdaki kutsal kitap) mevcuttur:

1-  Hz. Zekeriya (a.s) ve Hz. Meryem’in (s.a) konuşmama orucu tutması

2-  Yahudi ve Hıristiyanların üzücü ve istenmeyen durumlarda oruç tutmaları

3-  Hz. Musa’nın (a.s) ilahi emirleri almak için dağa çıktığında 40 gün oruç tutması

4-  Bugünkü İncil’de Hz. İsa’nın (a.s) 40 gün oruç tutması

5-  Luka İncili’nde, havarilerin oruç tuttuklarının nakledilmesi

Not: Oruç, İslam’daki şekliyle olmasa da yani teferruatta farklılıklar olsa da diğer ümmetlere de farz kılınmıştır. Hadislerde Ramazan ayı orucunun sadece Müslümanlara farz kılındığı ve önceki ümmetlerde ancak Peygamberlerin (a.s) bu ayda oruç tuttukları nakledilmiştir.

Takva Edinme

كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ

“Oruç size yazıldı. Nitekim sizden öncekilere de yazılmıştı. Umulur ki takvalı olursunuz.”

 Bu ayetin devamındaki ayetlerde orucun diğer hikmetlerine değinilmiştir. Ancak orucun en büyük hikmeti ve faydası, bu ayette ifade edilen “Takva”dır.

Bütün ibadetlerin ve orucun faydası ve semeresi biz insanlara yöneliktir. Bizler oruç tutmakla ne Allah’a fayda sağlıyor ne de oruç tutmamakla Allah’a bir zarar veriyoruz. Bu şu demektir: İnsan ibadet etmekle, iyilik yapmaktaki yahut ibadetten kaçmak ve kötülükler yapmaktaki fayda ve zararı ancak kendisine döner.

İsra suresi 7. Ayette şöyle buyurulur:

اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَاؕ

“Eğer güzellik yaparsanız kendinize, eğer kötülük yaparsanız da yine kendi aleyhinizedir.”

Yani yaptığımız işler ve davranışlar üzerinden Allah Teala için bir fayda ve zarar söz konusu değildir. Bu işlerin (iyilik ve kötülük) dönüşü ancak onun failine yani insanadır.

Örneğin bir hırsız, hırsızlık yapmakla öncelikle kendisine zarar vermiştir. Zira bu kişi, insanlığını kaybetmiş ve Allah’ın onun için öngördüğü “halifelik” makamından uzaklaşmıştır. Bir hırsız ancak ikinci etapta malını çaldığı ve mali kayba uğrattığı kimseye zarar vermiştir. Hırsızın kendine verdiği zararla malını çaldığı kimseye verdiği zarar kıyaslandığında arada dağlar kadar farkın olduğu ortaya çıkar.

Yahut insan bir fakire yardım ettiğinde yine önce kendine fayda sağlamıştır. Zira insanlık yönünde bir adım atmış, dünyevi meta’ya çakılı kalmaktan kurtulmuş ve kendini özgürleştirmiştir. Tabii ikinci etapta fakire yaptığı yardımla onun zor durumdan ve mali sıkıntıdan kurtulmasını sağlamıştır.

Allah Teala, Fâtır suresi 15. Ayette şöyle buyuruyor:

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اَنْتُمُ الْفُقَـرَٓاءُ اِلَى اللّٰهِۚ وَاللّٰهُ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَمٖيدُ

“Ey insanlar! Sizler Allah’a muhtaçsınız. Allah ise gani ve övgüye layıktır.”

Bu ayet bize Allah’ın, kullarının hiçbir iyilik, ibadet vs. şeylerine muhtaç olmadığını, Onun mutlak gani olduğunu ve aslında insanın bu ibadet ve iyiliklere muhtaç olduğunu gösterir. Yani insan iyilik yaparak ya da ibadet ederek kendine bir kazanç sağlamaktadır.

İnsan oruç tutmakla da takva elde etmektedir. Bu takva da Allah’a yönelik değil yine insanın kendine yöneliktir.

Orucun Takva Edinmekteki Rolü

Bunu öncelikle genel bir açıklamayla ifade edelim:

1-  İnsan oruç tutmakla, diğer zamanlarda mubah olan işlerden kaçınır. Onları kendine yasaklar ve birtakım zevklerden kaçınır.

2-  İnsan eğer helal zevklerden kaçınma alışkanlığı ve becerisi elde edebiliyorsa, Allah’ın haram kıldığı şeylerden de rahatlıkla kaçınabilir ve korunabilir.

3-  Oruç, bizlerin bazı alışkanlıklardan kurtulma ve kaçınma alıştırmasıdır.

4-  Oruç neticesinde insanın iradesi güçlenir.

Takva dediğimiz şeyin temel mukaddimesi de bundan ibarettir. Bizler oruç tutmakla takva elde etmeyi amaçlıyoruz. Yani Allah’ın bizim için belirlediği sınırları geçmemeye ve ilahi hududu çiğnememeye gayret gösteriyoruz.

Orucun Merhaleleri

Yeme-içmeyi terk etmek ve birtakım helal fiziksel gereksinimlerden uzak durmak, orucun en alt merhalesidir. Zira orucun daha üst merhaleleri de vardır. Burada insan, sadece yeme içmeden kaçınmakla yetinmez; bununla birlikte tüm haramlar karşısında kendini garantiler.

İnsan bu merhalede sadece yeme içmeden sakınmaz. Bunun yanı sıra elle işlenen, dille işlenen ve bedenin diğer azalarıyla günah işlemekten sakınmasıdır.

Bunun da ötesinde daha üstün merhale ise kalbin orucudur. Yani insan kalbini Allah dışındaki tüm şeylere karşı kapatır ve kalbin kapısından ancak Allah’ın girmesine izin verir. Şeytan’ın ve nefsani arzuların, yeryüzü cazibeleri vb. şeylerin kalbe girmesine izin vermez.

Öyleyse orucun sağladığı takvanın merhalelerini şöyle sıralayabiliriz:

1-  İlmihal kitaplarda yazan ve orucu bozmaya yönelik yasaklardan kaçınma

2-  Bedenin tüm azalarıyla işlenebilecek tüm günahlardan kaçınma

3-  Kalbin orucu ve Allah dışında tüm şeylere kapanması

YORUM EKLE